"Zafer halktan yana olanlarındır. Zafer ilericilerindir."
Liderimiz
Naci Talat Usar (1945-1991)
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin efsanevi genel sekreteri Naci Talat 10 Mart 1945 yılında Büyükkonuk köyünde dünyaya geldi. Babası polis teşkilatı mensuplarından Talat Çavuş, annesi Halide hanımdır. Naci Talat altı çocuklu ailenin ikinci sırada doğan evladıdır. Çocukluğu babasının mesleğinden dolayı Kıbrıs’ın birçok köyünü dolaşarak geçmiştir. Çocukluk anılarında Karpaz ve Mesarya bölgelerinin köyleri ve insanları önemli bir yer tutar.
Naci Talat ilkokulu Yeniboğaziçi, Boltaşlı köylerinde okur ve Lefkoşa’da tamamlar. Ortaokula Gönendere’de başlar ve Lefkoşa’da mezun olur. Liseyi Lefkoşa Türk Lisesinde okur. Bu yıllarda edebiyata özel bir ilgi duyar, şiir yazmaya başlar. Öğrencilik yıllarında, kompozisyon derslerinde konuları ele alıp sunuşu ile güçlü bir kaleme sahip olduğunu ortaya koyar. Hep özlemle anacağı ve bir gün mutlaka geri dönmeyi hayal ettiği köy hayatı gerilerde kalmıştır. 1962 yılında büyük bir heyecanla Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydını yaptırır.
Eğitimi sırasında toplumsal olaylara ve öğrenci hareketine ilgi duymaya başlar. 21 Aralık 1963 yılında Rumların Kıbrıs Türklerine karşı başlattıkları şiddete tepki duyarak Kıbrıs’a gelir ve mevzilerde nöbet tutar, silahlı direnişe katılır. Bir süre sonra eğitimine devam etmek için Ankara’ya geri döner. 1964 yılında Rumların planlı saldırıları yoğunlaşınca Türkiye’de eğitim gören yüksek öğrenim gençliği örgütlenerek Erenköy’e çıkar. Naci Talat da bu gurubun içinde yerini alır. Naci Talat arkadaşları ile iyi ilişkiler kurarak dürüstlüğü, cesareti, korumacılığı ve dayanışma ruhu ile dikkat çeker. Zor şartlarda geçen 2 yıl boyunca yurt sevgisi, insan sevgisi ve liderlik özellikleri olgunlaşmaya başlar.
Erenköy’den sonra eğitimini tamamlamak için Ankaraya geri döner. Türk solu ve öğrenci liderleri ile yakın ilişki kurmaya başlar. Türkiye öğrenci hareketinden bazı konularda farklı düşündüğünden ağırlığını Kıbrıslı Türk öğrenci hareketinden yana koyar. 1968 yılında Kıbrıslı Türk öğrenci hareketinin örgütlenmesinde ve Kıbrıslı Türk Ulusal Öğrenci Federasyonunun oluşturulmasında büyük katkı yapar ve federasyonun ilk başkanı seçilir. O yıllarda tanıştığı Ticari İlimler Fakültesi öğrencisi, Lefkoşalı Vesile hanımla 1969 yılında evlenir.
1971 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olarak Kıbrıs’ta avukatlık mesleğine adım atar. Stajını Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Ahmet Mithat Berberoğlu’nun yanında yapmaya başlar. Toplumsal ve siyasal olaylara ilgi duyduğu için mevcut yönetime karşı arkadaşları ile mücadeleye başlar. Birçok kez baskıcı yönetim tarafından takip edilir, defalarca tutuklanır, hakkında sayısız davalar açılır. 6 ay hapislik cezası alır. 1973 yılında ise Londra’ya giderek avukatlık stajına İngiltere İşçi Partisi’nin avukatlarından Steven Sedley’in ofisinde devam eder. Londra’da bulunduğu sürede, Kıbrıslı Türklerin dayanışma hareketine katkı ve destek verir. Kıbrıs Türk Londra Demokrasi Derneğinin kurulmasında öncülük yapar. 1975 yılında Kıbrıs’a geri dönerek avukatlık mesleğini icra etmeye başlar. Hem kuzeyde hem güneyde davalara katılır, başarılı olur. Özellikle idare hukuku alanında kendini kanıtlar.
Naci Talat yüksek öğrenim sıralarında dernek çalışması yaptığı arkadaşlarını toplayarak toplantılar yapmaya başlar. Cumhuriyetçi Türk Partisi saflarına katılarak politika yapmaya karar verilir. Naci Talat o günlerin yaygın olan sol düşüncesini CTP pratiği ile sentezleyerek mücadeleye bilimsel bir içerik kazandıranların başında gelir. Parti yönetimi 1975 yılında Cumhuriyetçi Türk Partisi genel sekreterliğine Naci Talat’ı getirerek parti temsilcisi olarak Kurucu Meclis’te görevlendirir. Naci Talat yeni kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin Anayasasına düşünceleri, hukuk bilgisi ve önerileri ile önemli katkılarda bulunur. 1976 yılında yapılan genel seçimlerde Gazimağusa’dan milletvekili seçilir. 1975 yılının sonlarında Yenidüzen gazetesi yayın hayatına haftalık olarak başlar. Naci Talat gazetenin Baş Yazıları yanında kendi adıyla köşe yazıları da yazar. Yenidüzenin’in doğumunda ve büyütülmesinde çok emeği vardır.
Naci Talat yeni kurulan Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin örgütlenmesine büyük önem verir. J 581 plakalı 1973 model Volkswagen marka arabasıyla köy köy gezerek propaganda çalışmalarında bulunur. İnsanlarla iyi ilişkiler kurar. İşçi ve memur sendikalarının örgütlenmelerine parti aracılığı ile destek verir. Grevlerde her zaman için emeğin ve adaletin yanında olur.
1981 seçimlerinde Gazimağusa bölgesinden ikinci kez milletvekili seçilerek meclise girer. O yıllarda parti içinde ‘Bağımsız Kıbrıs Türk Solu’ kavramını öne çıkararak Kıbrıs Rum AKEL çizgisine karşı çıkar. Günümüze kadar taşınan, “Kıbrıs Türkleri kedinin kuyruğunda maşrapa değildir” sözünü o dönemde söyler. Cumhuriyetçi Türk Partisi 1985 Kurultayında parti meclisine son sırada girer, buna rağmen arkadaşlarını kucaklamaktan vazgeçmez, kırılmaz ve genel sekreterliğe devam eder. Yıpranıp yıpranmamayı asla göz önünde bulundurmaz, Parti ve hareket neyi gerektiriyorsa hep öyle davranmayı bir yaşam tarzına dönüştürür. Partili olsun veya olmasın, gerektiğinde en zor konuşmaları yapma görevini hep kendisi üstlenirdi. Başka yönetici arkadaşlarının almakta isteksizlik gösterdikleri görevleri kendi yerine getirmiştir. Partili arkadaşlarının özel sorunlarının aşılmasında da yapılacak şeylerin olduğuna inanmış ve bunu kendine görev bilir.
1985 yılındaki seçimlerde yeniden kazanarak Gazimağusa Bölgesi milletvekili olarak üçüncü kez meclise girer. Her seçim dönemi yaptığı miting konuşmalarını dinlemek için insanlar hevesle miting alanını doldurur. Onun kürsüye çıkacağı anı heyecanla bekler. Her bir konuşması edebi bi eser tadında insanların bilincini besler.
1988 yılında CTP genel başkanı Özker Özgür’ün bir yazısından dolayı yargının Yenidüzen gazetesine haciz koyma çalışmalarına Cumhuriyetçi Türk Partisi demokratik kitle örgütleri ile büyük bir tepki verir. Naci Talat bu mücadelede ön saflarda yer alır. Yoldaşları ile birlikte gazetede nöbet bekler, milletvekilliği dokunulmazlığını kullanarak, diğer CTP ve bazı TKP milletvekilleri ile birlikte, kendini siper eder. Kolluk kuvvetlerinin baskı makinelerine el koymasını engeller.
1990 seçimleri yaklaşırken toplumsal mücadeleye öncülük ederek Cumhuriyetçi Türk Partisi, Toplumcu Kurtuluş Partisi ve Yeni Doğuş Partisi’ni Demokratik Mücadele Partisi çatısında birleştirmeyi başarır. Aynı dönemde sağlığında meydana gelen sorunlara aldırış etmeden siyasal mücadeleye devam eder. Sanki ömrünün azaldığını fark ederek çalışmalarını daha da hızlandırır. Seçim çalışmaları devam ederken Kıbrıslı doktorlar Naci Talat’a hastalığı ile ilgili bir operasyonda bulunur. Ancak bu operasyon başarılı olmaz. Kısa bir süre sonra tedavisine Londra’da devam eder. Tedavisiyle seçim çalışmaları aynı döneme rastladığı için Londra ile Kıbrıs arasında sürekli gidip gelir. Naci Talat, Gazimağusa bölgesinde seçimi kazanmasına rağmen toplumsal muhalefetin meclisi boykot kararını savunanlar arasında yer alır. Seçim yenilgilerinden sonra insanlarına hiç kızmaz, kırılmaz. Onları hep anlamaya çalışır. Naci Talat hasta haline aldırış etmeden Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin geleceği için mücadelesine devam eder. Yaptığı toplantılarda partisinin dünyaya yeni perspektiflerle bakmasını önemle vurgular. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin bir kitle partisi olması gerektiğini her fırsatta belirtir.
Naci Talat’ın düşünce sistemi insan odaklıdır. Meclis kürsüsünde olsun yazılarında olsun en keskin eleştiriler yaptığı insanlara gündelik davranışları oldukça sevgi doludur. Naci Talat politik yaşamından arda kalan zamanlarda her çeşit siyasi görüşe sahip olan sosyoekonomik düzeyi farklı insanlarla dostluk kurabilmiştir. Karşılaştığı her insanın yüreğine dokunmayı başarır.
Naci Talat coşkulu bir eylem adamıdır. Saz çalarak türkü söylemeyi çok sever. Okuduğu türkülerde Pir Sultan Abdal, Köroğlu, Ruhi Su çoğunluktadır. Aynı zamanda opera ve klasik batı müziği de hayatının bir parçasıdır. Çocuklarına bırkacağı tek mirasın kitapları olduğunu söyler. Naci Talat’ın binin üzerinde kitabı vardır. Kitaplarını arkadaşları ile paylaştığından kütüphanesinde bulunandan çok fazla kitabı olduğu sanılmaktadır. En bilinen hobisi avcılıktır.
Yakalandığı, oldukça seyrek görülen maksiller sinus karsinomu isimli hastalıktan dolayı 26 Haziran 1991’de Londara’da hayata, sevdiklerine ve kavgaya veda eder.
Günümüzde seçimlerde ve referandumda yapılan mitinglerde meydanları dolduran onbinler onun binbir emekle ve bilinçle ektiği tohumların ürünüdür.
Naci Talat Kıbrıs Türklerinin onurlu mücadelesinde sembolleşmiş, efsanevi bir liderdir. Onu özlemle ve sevgiyle anıyoruz.
Yazı Başlıklarından
Konuşma Başlıklarından
|
Videolar
|
Çalışma Bakanlığı Niçi »