"Unutmayalım ki örgütsüz yığınlar her zaman için sömürülmeye, baskı altında ezilmeye mahkümdurlar."
İlerici Kamptaki Zayıflıklar
20 Haziran seçimlerinden bu yana iki hafta geçti. Hükümet kurma çabaları yoğunlaşırken Mecliste yeni faaliyet dönemine giriyor. Buna rağmen her yerde seçimler ve seçim sonuçları üzerindeki tartışmalar devam ediyor. Kimi yerde halkın henüz bilinçlenmediğinden kimi yerlerde siyasal örgütlenmenin bir düzen değişikliği yaratacak düzeyde olmadığından, kimi yerlerde de halkın elindeki seçim silahının önemini yeteri kadar kavrayamadığından söz edilmektedir.
Aslında, sadece oyların kaba çizelgelerle dağılacağına bir göz atılacak olursa, daha ilk seçimden düzenin devamını isteyenlerle değişmesini isteyenler bir denge kurulmuş olduğu görülecektir.Halk yeteri kadar örgütlendirilmiş, kitlelerin gerek duyduğu yönlendirme başarıyla verimli olsaydı, seçim sonuçları muhakkak ki daha değişik olacaktı. Toplumun ilerici güçlerinin bundan böyle başta gelen siyasi görevlerinden biride bu dengeyi düzen değişikliği lehine bozmaya çalışmaktadır.
İlerici Güçlerin Genel Zafları Dağınıklık
20 Haziran seçimleri, ister siyasal olsun ister ekonomik veya kültürel olsun demokratik ve ilerici örgütlerimizin dağınık bir çalışma temposu içinde olduğunu göstermiştir. Düzenden hoşnut olmayan kitleler, ilericiler kampında tam destekle bağlanabilecekleri bir siyasal otorite bulamadılar. Güç birliğinin gerçekleşememesi bu eksikliği bir o kadar daha perçinlemiştir. İkinci kamptaki dağınıklık onu bir iktidar alternatifi görünümünden uzak tutmuş, böylece kitleleri iyi örgütlenmiş UBP ‘ye karşı kesin tavır almaktan alıkoymuştur.
Bundan böyle gerek propaganda alanında, gerek örgütlenme alanında göze çarpan eksikliklerimizi tamamlayarak kitleleri yönlendirmeye dikkat edilmelidir.
Örgütsüzlük
Seçimler ilerici ve demokratik güçlerin yeterince örgütlü olmadıklarını da ortaya koymuştur. Siyasal örgütlerinden CTP, mevcutlar içinde en disiplinlisi olmakla beraber köy ve mahalle örgütlerinden yoksundu. CTP’nin bu eksikliği Partiye yöneltilen saldırılara karşı ada çapında bir karşı propaganda örgütlenmesine engel oldu. Diğer iki muhalefet partisinden HP, başlangıçtaki geniş örgütünü TKP’nin doğması nedenliyle koruyamamış, örgüt olarak iç çalkantılarla seçime girmiştir. İlke koymaksızın hızlı ve yaygın örgütlenmenin kaçınılmaz dağınıklığı HP’nin de ortaya çıkan önemli bir zayıflığıydı. TKP’ye gelince, muhalefet partileri arasında-en başarılı propagandayı sürdürdü. Ancak, propaganda ile örgütlenme birlikte yürütülmediği için TKP de bekleneni sağlayamadı.
İlerici kamptaki bu üç partimizin örgütsel zayıflıkları kitleleri yönlendirmeye ve bir bakıma kitleleri iktidar partisinin cazibesine terk etmeye yol açtı. Muhalefet partilerinin bundan sonraki çalışmalarında örgütlenmeye önem vereceklerini umarız.
Kitlelerle Bağların Zayıflığı
Örgütsel eksiklikler ve zayıflıklar doğal olarak kitlelerle kurulan bağların da zayıf lamasına yol açtı. Potansiyel yüklü, siyasal örgütlere yönelmeye hazır işçiler, köylüler, kamu görevlileri, küçük esnaf ve zanaatkarlar adeta yalnız, kendi kişisel görüşleriyle baş başa bırakıldılar. Onlara kendi sınıf ve zümre çıkarlarının gerekleri, geçerli ve varılması mümkün siyasal hedefler gösterilmedi. Bu kesinlikle partilerimizin kısacık siyasal hayatlarında yeterli tecrübeyi kazanamamalarının büyük bir etkisi olmuştur. Ama bundan da önemli diğer bir önemli etken partilerimizin kuracağı sağlam örgütsel bağlarla kendilerini ezilen sömürülen sınıf ve tabakaların kontrolüne verememiş olmasıdır. Böyle bir kontrol zayıf çizgiler içinde bir CTP’de görülmemiştir. Muhalefet partilerimiz kitlelerin günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara hangi açıdan baktıklarını ne gibi çözüm yollarını önerdiklerini gösteremediler. Bir seçim kampanyasının sınırlı süresi içindede göstermelerine imkan yoktu. Halk partilerin seçim kampanyasında karşılaştı. Tanımasına , kavrayıp benimsemesine vakit kalmadan da sandık başına gitti.
Kitle Örgütlerinin Durumu
Siyasal alanda ki örgütsüzlük, dağınıklık ve benzer dağınıklıklar içinde tekrarlanabilir. İktidar güdümünden yeni yeni sıyrılmaya başlayan ekonomik mücadele örgütleri (sendikalar ve birlikler) ve diğer demokratik kuruluşlarda henüz temsil ettikleri tabanı (kitleleri) bütünüyle, hiç olmasa önemli bir kesimiyle yönlendirmek özelliğini kazanamamışlardır. Bu özellik demokratik kitle örgütlerinin siyasal alanda mücadele eden partilere istenen düzeyde destek olmalarını önlemiştir. Kampanya süresince hedef bekleyen kitle örgütleri siyasal patilere pek yardımcı olmadılar. Kitle örgütlerimizin de kendi kitleleriyle olan bağlarının zayıflığı bazı örgütsel ve kitlesel normlara daha da ciddiyetle bağlanmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Sonuç
Sonuç olarak da diyebiliriz ki ilerici kamptaki dağınıklık ,örgütsüzlük ve yer yer ilke noksanlıkları seçim sınavıyla ortaya çıkmıştır. Tüm bu eksikliklere ve zayıflıklara rağmen halkın yarısı siyasal tercihini düzen değişikliğinden yana yapmıştır. Oylarda kaba çizgilerle her zaman hesaba yatması gereken bir denge vardır. Eksikliklerimizi tamamlamak, birbirimize düşmeden halkımıza siyasal hedefler göstermek, onu bilinçlendirmek, örgütlenmek bu dengenin düzen değişikliği lehine bozulmasına kapı açacaktır. Hem de ardına kadar açacaktır.
03-07-1976 |
Yazı Başlıklarından
Konuşma Başlıklarından
|
Videolar
|
Çalışma Bakanlığı Niçi »