"Zafer halktan yana olanlarındır. Zafer ilericilerindir."

Seçim Sonuçları Halkın Gerçek İradesini Temsil Etmiyor

20 Haziran’da toplumumuz, tarihinde ilk kez gerçek anlamda sandık başına gitti. Bu seçimin geçen seçimlere oranla on belirgin farkı,yurttaşlarımızın  kişiler arasında değil, değişik program ve ilkelerine sahip siyasal partiler arasında tercih yapma olanağı bulmasıdır. Bu önemli bir gelişme,ileriye açık önemli bir aşamadır. Çok geç kalınmış olmasına rağmen siyasal örgütlenme bizde de yerleşiyor.

 

Halkımız, özellikle UBP tarafından sık sık seviyesi düşürülen saçma sapan kampanyasını büyük bir olgunlukla izlemiş, köy ve şehir meydanlarına doluşarak çeşitli partilerin görüş ve ilkelerini benimsemiştir. 20 Haziran dada sandık başına giderek 5 yıllık geleceği ellerine teslim etmek istediği partilere veya kişilere oy vermiştir.

 

Seçim sonuçları belli olunca yorumlar birbirini kovalamış , kimi yerlerde  de muhalefetin yenilgisinden söz edilmiştir.

 

Aslında seçim sonuçları iktidar partisi tarafından bir zafer sayılamayacağı gibi , muhalefet açısından da bir yenilgi değildir. UBP, toplam oyların yüzde 54’ünü aşamayan bir kısmını alırken, muhalefet partileri toplam olarak oyların yüzde 47’sine yakın bir kısmını aldığı halde Meclisteki sandalyelerin sadece yüzde 25’ine sahip oluyor. Bu garip sonucu yaratan seçim ve halk oylaması yasasının ilgili kuralları ışığında konuyu incelemeden önce UBP hangi etkenlerle yüzde 54’ünü aldığına bakmakta yarar vardır.

 

İktidar Avantajlarının Kötüye Kullanılması
UBP, halkımızın seçim tecrübesizliğini ve ihtiyaçlı durumunu çok iyi hesaplayarak oyların yüzde 54’üne yakın bir kısmını almayı becermiştir.

 

Her şeyden önce UBP, iktidarı olmanın tüm avantajlarını kullanmıştır. Kendi yarattığı bozuk düzenden bunalan halka geçici bir takım tedbirlerle bir-iki günlüğüne hizmet götürdü.

 

Göçmen, malül, malül gazi ve şehit ailelerine aslında çoktan verilmesi gereken ev eşyasını tam seçim haftasında vermişler ve  bu ailelerin gözünde “veli nimet” imajını yaratmayı başarmışlardır. İki yıla yakın bir süre ihmal ettikleri toprak dağıtımını seçimlere 10-15 kala ele alarak köylü ve göçmen oylarını etkilediler. Bol bol  kredisi dağıtarak, susuz köylere tankerlerle su taşıyarak üreticilerin ve köylülerin küskünlüğünü kırmaya çalıştılar. Halkın eski baskı yöntemleri karşısındaki yılgınlığını çok iyi değerlendirerek yer yer uyguladıkları açık kapalı baskılarla seçmenlerin UBP partisine oy vermelerini sağladılar. Kendilerinden başka herkesin milli davaya ihanet içinde olduğunu yayarak özellikle seçme hakkını yeni kazanan, bu nedenle toplum şartlarını henüz kavrayamamış geniş bir seçmen kitlesini etkilediler. Tüm bunlardan başka-henüz kesinlikle kazanmamakla birlikte-bazı seçim hilelerine başvurdular. Para ve ya menfaat karşısında oy kullandılar.

 

İşte tüm bu etkenler birleşince UBP’den beklenen çok oy toplayabilmiş ve toplam oyların yüzde 54’üne yakın bir kısmını alabilmiştir.

Karma Oylar
UBP’nin bu oranda oy almasını etkileyen en önemli etkenlerden biride muhalif seçmenlerin muhalif seçmenlerin bloke (mühür) oydan çok karma oya yönelmesidir. Üç muhalefet partisi arasında –bir güç birliği kullanılmaması nedeniyle-tercih yapmak güçlüğü çeken veya eski seçim sistemini alışkanlığıyla kişilere oy vermek eğilimini koruyan seçmenler, muhalefet partilerinin hiçbirine bloke (mühür) oy vermemişler, bu partilerin gösterdikleri adaylar arasında isteklerine oy vererek karma liste yapmışlardır. Ancak, karma lise yapan seçmenler, seçilmesi gereken sayıda adaya oy vermemişler, böylece, muhalefetin şimdiki sistemine göre on binlerce oy kaybına uğramasına yol açmıştır. Örneğin Lefkoşa’da kullanılan karma oy pusulasında muhalefetin 9 veya 10 oy kaybetmesi demektir. Bu kayıp onların tutarı UPB’nin muhalefete yaptığı farktan çok daha fazladır.Eğer muhalefete oy kullanmak isteyen seçmenler muhalif adaylara karma olarak oy vermeyip de kendilerine en yakın görüş ve ilkelere sahip olan muhalefet partilerinden birine bloke (mühür) oy vermiş UBP yüzde elliyi aşmayacaktı.

 

Yasanın Azizliği
Tüm bu etkenlerden birleşmesiyle oyların yüzde 54’üne yakın bir kısmını almayı başaran UBP, milletvekillerinin yüzde 75’ini alıyor. Bu garip sonuç Seçim ve Halk oylaması Yasasının nispi temsilinden çok çoğunluk sistemini yansıtan kurallarından doğmaktadır. Yasaya göre, toplam oyların yarıdan bir fazlasını alan bir parti milletvekillerinin en az üçte ikisini kazanmak olanağını buluyor.Yasanın bu acayip kuralı olmasaydı UBP bugün 30 değil , sadece 22 milletvekili kazanacaktı .Yasa tasarısı  Kurucu Mecliste görüşülürken  UBP’li üyeler çoğunluklarına dayanarak yasaya bu garip sonuçları doğurabilecek bu özelliği vermişlerdir. Oysa muhalefet Türkiye’de ki seçim sisteminin alınmasını savunmuştu.

 

Sonuç
Sonuç olarak diyebiliriz ki seçim sisteminin özelliği halın gerçek iradesini yansımasını önlemiştir. Seçim sistemini böyle garip olmasaydı UBP’ye verilen oyların oranı sadece 22 milletvekili çıkarmaya yeterliydi. Kaldı ki karma olaylardan muhalefetin uğradığı toplam oy kaybı da hesaplanacak olursa, UBP’nin bugün ki iktidarını aldığı olaylara değil, seçim sistemine borçlu olduğu ilk bakışta görülecektir.

 

Muhalefet yenilmemiştir. UBP zafer kazanmamıştır. Halkın seçim tecrübesizliği 5 yıldan sonra da devam etmeyecektir.


29-06-1976
Konuşma Başlıklarından
  • Sistemimizde kayıtlı konuşma başlığı bulunmamaktadır.
Videolar
  • Sistemimizde kayıtlı video bulunmamaktadır.